Ne düşünüyorsak, ona dönüşürüz.

Buddha

Kitaplar

  • Pozitif Zihin Pozitif Başarı
    Pozitif Zihin Pozitif Başarı

    Hayatta Başarı için Farketmeniz Gereken 50 Sır

    Detaylı bilgi...

  • Pozitif İletişim
    Pozitif İletişim

    İletişim Yeteneğini Keşfet

    Detaylı bilgi...

  • Kaliteli İnsan
    Kaliteli İnsan

    Kendinize yeni bir hayat inşa etmek için hazır ve yeterli misiniz?

    Detaylı bilgi...

Oğula Sesleniş...
(0 oy, 5 üzerinden ortalama 0)
Sizin hiç canlı canlı kolunuzu kestiler mi?

Hiç elinizi uzattınız mı ocakta yanan ateşin üzerine?

Demir tokmakları, başınıza başınıza

indirdiler mi iri yarı adamlar?

Gözü dönmüş birileri kırdılar mı parmaklarınızı?

Tel örgülere takıldı mı sırtınız yerlerde sürünürken?

Birisi gelip kolunuzu kıvırdı mı arkaya,

zorlayarak "çat" diye kırıverdi mi?

Çaresizlik denilen; çaresi bulunmayan tek gerçek,

sarıldı mı boğazınıza?

Adamın biri gelip iki gözünüze

iki parmağını sokup, kör etti mi sizi?

Büyük değirmen taşlarını getirip

koydular mı üzerinize, sırt üstü yatarken?

İyice bilenmiş bir bıçağı böğrünüze sokup

çevirdiler mi 360 derece?

Ayağınız kayıp yola düştüğünüzde,

bacağınızın üzerinden hiç kamyon geçti mi?

Su diye size uzatılan bardağı kafanıza diktiğinizde

içinde asit olduğunu fark ettiniz mi?

Demir bir çubuk boğazınızdan girip

boynunuzun arkasından çıktı mı hiç?

Yolda sessiz sakin yürürken, aniden birisi gelip suratınızın

en ortalık yerine muhteşem bir yumruk savurdu mu?

Balkondan düşen koca bir saksı,

tam kafanızın ortasına indi mi?

Evinizin alev alev ateşler içinde yandığını seyrettiniz mi?

Bir insanın sel suları içinde çırpına çırpına

can verdiğini gördünüz mü?

Veya bütün bunları görmemiş,

yaşamamış bile olsanız, biraz düşününüz.

İşte bunların hepsi bir anda, benim başıma geldi.

19 yıl babalık etmeye çalıştığım, Allah'ın bana emaneti,

canım, gülüm, hayatım,her şeyim, bir tanem,

sebeb-i hayatım, evladım, oğlum Nihad, 3 dakika içinde

yok olası kollarımın arasında ölüp gitti.

Yapacak hiçbir şeyim yoktu.

Kapının camı şahdamarını kesmişti.

Fıskiye gibi kan fışkırıyordu. Kan fışkırıyordu,

umutlarım, istikbalim, hayatım yerlere dökülüyordu.

Bana yakın durması gereken ölüm, beni ölmeden öldürüyordu...

Bugün senden ayrılalı tam 1 yıl oldu.

365 günün, bir tanesinde bile seni göremedim, elini tutamadım,

yanağını öpemedim, bağrıma basıp sıkı sıkı sarılamadım.

Evde tek başıma otururken, kapıda anahtar dönmedi

ve sen içeriye girmedin.

Bir tek gece odanın ışığı yanmadı. Ben kapını açıp,

"yatıyorum, sen yatmıyor musun?" diye soramadım...

Yaşamak canımı sıkmaya başladı.

Gül, senin aradığına dair bir tek not vermedi tam 365 gündür.

Bu kadar çabuk mu unuttun beni diye

düşünüyorum zaman zaman.

Ama beni unutmayacağını, unutmadığını biliyorum,

ben de biliyorum, halan da biliyor, enişten de, Ece de.

Ama oradan bir bağlantı kurulması mümkün değil...

Günler geçiyor arslanım. Her geçen dakikayı beni sana

yaklaştırdığı için seviyorum. Eskiden nasıl üzülürdüm

zaman geçiyor, bir gün senden ayrılacağım diye .

Ama şimdi her şey tersine döndü...

Her şeye tahammül edebiliyor insan.

Allah böyle bir sabır vermiş kullarına.

Ama tahammülü mümkün olmayan bir tek şey var.

Senin sevginden mahrum olmak. Bunu hissedememek.

İşte ölmeden bu öldürüyor insanı.

Yazan: Cenk KORAY
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Ekleyin
Yorum ekleyebilmek için oturum açmalısınız. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kaydolun.

busy