İşleriniz iyi gidiyorsa, eğitim bütçenizi iki katına çıkarın; kötü gidiyorsa, dört katına.

Tom Peters

Kitaplar

  • Pozitif Zihin Pozitif Başarı
    Pozitif Zihin Pozitif Başarı

    Hayatta Başarı için Farketmeniz Gereken 50 Sır

    Detaylı bilgi...

  • Pozitif İletişim
    Pozitif İletişim

    İletişim Yeteneğini Keşfet

    Detaylı bilgi...

  • Kaliteli İnsan
    Kaliteli İnsan

    Kendinize yeni bir hayat inşa etmek için hazır ve yeterli misiniz?

    Detaylı bilgi...

Başarının Anahtarı - 2
(0 oy, 5 üzerinden ortalama 0)
Hürriyet İK, http://kurumsal.yenibiris.com, Temmuz 2006

"Dereyi görmeden paçayı sıvama", "Doğmamış çocuğa don biçme" vb. özdeyişler, Türk toplumunda yerleşik bir anlayışı ifade eder. Ve bu anlayış, geleceği planlamanın yanlışlığını vurgular. Kısaca, "Göç yolda düzelir" zihniyetinin bir göstergesidir.

İşte bu anlayış, gelişmiş medeniyetlerle aramızdaki zihniyet farkını da açıkça ortaya koyar. Plansızlığımızı, anlık yaşadığımızı, günü kurtarmaya odaklandığımızı yansıtır. Dereyi gördüğümüzde de, zaten iş işten geçmiş olur.

Bunu anlamak için, basında yer alan günlük haberlere şöyle bir göz atın, bakalım neler göreceksiniz?

Toplum olarak; geçmişle mi, bugünle mi, yoksa gelecekle mi ilgiliyiz?

Bir söz; "Geri kalmış ülkeler geçmişi, gelişmekte olan ülkeler şimdiyi, gelişmiş ülkeler ise geleceği konuşurlar" der...

Japon Matsushita Elektirik şirketinin vizyonu tam 250 yıllıktır. Tüm dünyanın güven duyduğu, "Sony" ve daha bir çok kaliteli markanın arkasında bu vizyon vardır.

Vizyon, gelecekle, geleceği planlamakla ilgili bir şey... Bir kültür, bir zihniyet meselesi... Tıpkı, NASA'nın uzay asansörü projesinde olduğu gibi:

NASA, 2050-2100 yılları arasında kuracağı uzay asansörü projesini planlamaya yıllar önce başladı. Asansör, bir ray sistemi üzerinde saatte 1920 km. hız yapacak ve 48 bin kilometre uzunluğunda olacak. Ray, belli aralıklarla göktaşlarına demirleyecek. Yeryüzü ile Uluslararası Uzay İstasyonu arasında hizmet verecek olan asansörün enerjisi ise, güneş panellerinden sağlanacak.

İşte NASA'nın vizyonu...

Peki, şirket ya da kurum olarak sizin vizyonunuz kaç yıllık?.. Vizyonunuz yaşamın her anı sizi heyecanlandırıyor mu?.. Vizyonunuzu tüm çalışanlarınız benimsiyor mu?.. Vizyon için ikliminiz müsait mi?..

Gelişim ve başarı için, zihin gelecekle ilgili net bir resme ihtiyaç duyar. Diğer bir deyişle, güneş ışığını kıvılcıma dönüştüren mercekte olduğu gibi, tüm potansiyeli tek bir noktaya odaklamak gerekir. İşte bu nokta, geleceğe ilişkin hayali bir resimdir çoğu kez.

Ve bu resimden, zerre kadar da şüphe duyulmamalıdır. Üstelik, en yakınımızdaki insanların bizimle dalga geçtiği, kafa bulduğu anlarda* bile...

Selanik'in "Olimpos Birahanesi" şehrin en gözde yeri... Akşamları burada şehrin ileri gelenleri buluşuyorlar ve memleket işlerini aralarında konuşuyorlar. Yıl 1907... Kolağası Mustafa Kemal, yanında arkadaşı Tevfik Rüştü (Aras), Nuri (Conker), Salih (Bozok)'la oturmuş içiyorlar ve memleket konusunu konuşuyorlar. En ateşlileri Mustafa Kemal... İmparatorluğun iç ve dış politikasını olanca şiddetiyle eleştiriyor; yapılan yanlışlıkları sayıyor, ne yapılması gerektiğini kendi ölçülerine göre öneriyordu. Birden durdu:

"Bir gün gelecek, bunların hepsi düzelecek" dedi. Arkadaşları yüzüne baktılar. Tevfik Rüştü:

Nasıl?.. dedi. Mustafa Kemal duraksamadan karşılık verdi:

"Bunları, sana düzelttireceğim..."

Bana mı?..

"Evet..." Nuri (Conker) hayretle sordu:

Ne? Sen mi düzelttireceksin, yani?. Mustafa Kemal, Nuri (Conker)'in küçümseme çizgileriyle dolu yüzüne bakarak karşılık verdi:

"Evet, ben düzelttireceğim!.. Tevfik Rüştü'yü Hariciye Vekili yapacağım, o da bütün bu yanlışları bir bir düzeltecek..." Nuri (Conker) işi şakaya döktü:

Demek Doktor Hariciye Vekili olacak? İyi, o kendi koltuğunu beğendi. Peki bakalım beni ne yapacaksın? Atatürk karşılık verdi:

"Sen de iyi bir komutan ve iyi Vali olursun.. Sofranın neşesi içinde yapılan bu konuşmayı gülerek dinleyen Salih (Bozok) söze karıştı:

Yahu, beni açıkta bıraktın Kemal, ben ne olacağım?..

"Sen Yaverimsin.. Ayrılmayacaksın yanımdan!.." Nuri (Conker) dayanamadı:

Kuzum Kemal, ne olacaksın ki, bize bol keseden mevkiler dağıtıyorsun?.. Mustafa Kemal gülümseyerek, ama inançlı ve inandırıcı bir yüzle:

"Bu mevkileri dağıtan kim ise, O!.." Gülüştüler ve şerefe kadehlerini kaldırdılar...

Ancak bu konuşmanın üstünden 16 yıl geçmişti. Kolağası Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı oldu ve Dışişleri Bakanlığını da Tevfik Rüştü (Aras) yürütüyordu. Nuri (Conker) Milletvekili idi, Salih (Bozok) Atatürk'ün Başyaveri.. (* Atatürk'ün Fikir Sofrası, İsmet Bozdağ.)

Aynı şekilde, şirket ve kurumların zihinleri de geleceğe ilişkin net bir resme ihtiyaç duyarlar. Bu hayali resmi yaratan ve gerçekleşmesini sağlayan kişilere bizler "lider" diyoruz.

Hayali resmi, o vizyonu algılamaktan yoksun bazı insanlar, değişime önderlik edenlere "hayalperest" hatta bir "deli" olduklarını söyleyebilirler.

Mevcut şartları korumak isteyen kimseler, "Eski köye yeni adet gelsin" istemezler. Çünkü, mevcut sağlıksız iklimden beslenip nemalanırlar.

Bazılarının ise, kötü bir niyeti yoktur. Sadece, o vizyonu algılamaktan yoksundurlar.

Girişimci, lider insanlar, bu direnci, bu çekim gücünü önceden göze almışlardır zaten. Liderlerin; amaçları net, inançları tam, özgüvenleri yüksektir. Ancak bu içsel güç sayesinde, tüm engellere karşı kayabilirler.

Nobel Barış Ödülü sahibi, Sir Nicolas Murray Butler, dünyada üç grup insan olduğunu söylüyor: "Bir şeyi üreten ve olayları olduran küçük seçkin bir grup, olup biteni seyreden oldukça büyük bir ikinci grup ve nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam bir kalabalık."

Dünyayı değiştiren, geride iz bırakan, yaşamın hakkını veren insanlar birinci gruptan çıkar.

Mesajım nettir: Dereyi görmeden paçayı sıvayın... Eski köye yeni adet getirin...

Yeni adet getirmekle de yetinmeyin... Ve hatta, doğmamış çocuğa don biçin...

Unutmayın; "LimitSizsiniz."

Yazan: Mustafa Çeşitcioğlu
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Ekleyin
Yorum ekleyebilmek için oturum açmalısınız. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kaydolun.

busy