İyiliği, hastalığı, sefaleti mutluluğu, zenginliği fakirliği yapan, zihindir.

Edmund Spencer

Kitaplar

  • Pozitif Zihin Pozitif Başarı
    Pozitif Zihin Pozitif Başarı

    Hayatta Başarı için Farketmeniz Gereken 50 Sır

    Detaylı bilgi...

  • Pozitif İletişim
    Pozitif İletişim

    İletişim Yeteneğini Keşfet

    Detaylı bilgi...

  • Kaliteli İnsan
    Kaliteli İnsan

    Kendinize yeni bir hayat inşa etmek için hazır ve yeterli misiniz?

    Detaylı bilgi...

Değişim Üzerine
(2 oy, 5 üzerinden ortalama 5.00)
Hürriyet İK, http://kurumsal.yenibiris.com, Ekim 2006

Büyük küçük fark etmez, günümüz iş dünyasında artık her şirket tehdit altındadır. Her an, yeni yetmeler tarafından alaşağı edilebilme tehlikesi vardır. Güvende olmanın ve rekabet gücünü artırmanın tek yolu, hızlı değişime ayak uydurmak ve yenilenmektir.

Yaşlılar, değişime karşı isteksizdirler. Risklere kolayca atılmazlar. Çünkü, değişiklik yapılacak şeye aşırı anlamlar yüklemişlerdir. Haksız da değildirler hani... Ne de olsa, "mal canın yongası"dır.

Genç kuşaklar ise, değişime karşı aşırı bir heves duyarlar. Değişiklik yapılacak şeye (şirket, sistem vb.) pek fazla anlam yüklemezler. Çünkü, henüz yeterince canları yanmamış, zor günler geçirmemiş, herhangi bir bedel ödememişlerdir. Bu yüzden atak davranırlar.

İnsanlık tarihi, değişim taraftarları ile, değişime direnenlerin mücadeleleri ile doludur. Değişmemenin bedeli de çoğu kez yok olmaktır. Tıpkı, Amerika Kıta'sının muhteşem medeniyeti İnka'larda olduğu gibi:

İnka İmparatorluğunda, ölülere tapılır, ölülerin de tıpkı yaşayan insanlar gibi yeme içme ihtiyaçlarının olduğuna inanılırdı. Bu nedenle, ülkenin en verimli toprakları ölüler için ekilip biçilirdi. Ve zaman içinde, "Hazineden Geçinen" büyük bürokratik bir kitle oluşmuştu.

Ülkenin kaynaklarını tüketen bu durumu sona erdirmek için, henüz tahta geçen genç ve yenilikçi İmparator Caracas bir karar alır. Ölülere tahsisli arazilerin, ölüler için ekilip biçilmesi uygulamasından vazgeçilmesini emreder. Bunun üzerine, değişim ve değişmeme yanlıları arasında savaş başlar.

Ölülere ait topraklardan rant elde eden, nemalanan kimseler ve onların yandaşları reformcu Caracas'a karşı tutucu Atahualpa'yı desteklediler. Sonuçta, Atahualpa Caracas'ın ordusunu mağlup ederek, kendisini İmparator ilan eder.

Ve tahsisli arazilerin eskiden olduğu gibi ölüler için ekilip biçilmesi uygulamasına devam edilir. Bu yüzden de gerekli reformlar yapılamaz.

İspanyolların Peru'yu ele geçirmek için yaptıkları savaşta, Atahualpa'nın 200 bin kişilik ordusu karşılar İspanyolları. Atahualpa, İspanyolları hafife alır. Avrupa'dan gelen çiçek hastalığının da etkisiyle İnka halkı telef olur. Sonunda, Atahualpa ve ordusu İspanyollara yenilir.

Böylece, Caracas'ı mağlup eden ordu, değişimi istemeyen, tahsisli arazilerden çıkar sağlayan (hazineden geçinenler), değişime direnen bu kişiler; ülkenin sonunun gelmesine de katkıda bulunurlar.

İngiliz tarihçi Sir Murray; "Muhafaza etmek istiyorsan, reform yap" der. 1917'de var olan en büyük şirketlerden % 95'inin yok olmuş olmasına rağmen, bugün Edison'un ruhunu taşıyan General Electric şirketinin hala yaşıyor olmasındaki mucize budur.

Ancak ülkemizde değişim farklı algılanır. Değişim deyince akla, eskiyi atıp yenisini koymak gelir. Bu konuda, Osmanlı Sadrazamlarından Said Halim Paşa "Buhranlarımız" adlı eserinde şöyle der:

"Başka memleketlerde, herhangi bir şeyde görülen yanlış veya eksiğin giderilmesine lüzum hissedildiği anda, buna gayret edilir, ıslahına çalışılır. Bizde ise, ıslahı arzu edilen şeyin, hiç tereddüt etmeden ortadan kaldırılmasına ve yerine, daha iyi olduğu zannedilen bir başkasının konulmasına çalışılır...

Halbuki, düzelterek ıslah etmek yerine değiştirmek yoluna gitmek, tamamen yeni bir şeyi denemek demektir. Bu halde ise insanlar, eskiden kazanılmış ve çoğu acı tecrübelere mal olmuş bir çok bilgi ve tecrübelerden mahrum kalır, istifade edemezler."

Özetle, bizde yenisini kurmak için yok etmeye, Batı'da ise, yok olmaktan kurtarmak için düzeltip korumaya çalışılır.

Heraclitus; "Değişmeyen tek şey, değişimdir" der. Değişim yaşamın özüdür. Bir dakika içinde yaklaşık iki yüz milyon kan hücresi ölür, yerine yenisi üretilir. Yaklaşık dört ayda, tüm kan hücrelerimiz yenilenir. Bu sayede bizler varoluşumuzu sürdürürüz. Değişmezsek var olamayız. Şirket olsun, birey olsun; varoluş için değişim şarttır.

Ancak değişimde dikkat edilecek üç husus vardır: Değişmemesi gerekenler, kaldırılıp yerine yenisi konması gerekenler, iyileştirilmesi gerekenler. Bir işletmede, bu üç unsurun iyi belirlenmesi gerekir. Aksi taktirde, değişim eskiyi de aratabilir.

Batı insanı, değişimdeki bu üç unsuru bir arada yönetirken; bizler çoğunlukla işin kolayına kaçıp, bir seferde toptan değişim yapmayı tercih ederiz.

Şirketlerde de, hazineden geçinenler vardır. Bunlar çalıştıkları şirketin sağlıksız ikliminden nemalandıkları halde, herhangi bir katma değer üretmeyen kişilerdir. Üstelik, değişimi tehdit olarak algılayıp, değişim çabalarını da sürekli sabote ederler.

Değişime dirençli bu kadrolar, İnka'larda olduğu gibi, çoğu kez şirketlerin de sonunu hazırlarlar. Kişisel çıkarları uğruna, şirketin varoluşunu tehlikeye atmakta tereddüt etmezler. Yapılacak tek şey, bu insanları süratle tasfiye ederek, taze kan girişini sağlamaktır.

Ya; değişimin önündeki dirençli kadroları tasfiye eder, rekabet gücünüzü artırır, hayatta kalırsınız.

Ya da; bu insanları sırtınızda taşımaya devam eder, hep birlikte yok olursunuz.

Yazan: Mustafa Çeşitcioğlu
Yorumlar (1)Add Comment
Sefa Keleş
...
Sefa Keleş tarafından yazıldı, 08 Nisan 2009, 23:13
Büyük küçük farketmeksizin her şirketin tehlike altında olduğunun ve her an yeni yetmeler tarafından alaşağı edilebilme tehlikesinin en güzel örneklerinden birisi bence Google'dır.

Kurulduğu günden bugüne kadar, bilişim dünyasına "alışık olmadığımız" birçok şey kazandırmış olan Google, Microsoft gibi "sarsılmaz" zannedilen şirketlerin tahtlarını, kuruluşundan itibaren 5 yıl gibi kısa bir sürede sallamayı başarmıştır.

Değişim meraklısı iki genç olan Larry Page ve Sergey Brin'i tebrik etmek gerekir.

Yorum Ekleyin
Yorum ekleyebilmek için oturum açmalısınız. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kaydolun.

busy